Yaşayan Ayakkabı Müzesi
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider
  • Yaşayan Ayakkabı Müzesi Slider

Yaşayan Ayakkabı Müzesi Hakkında


Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlere müze denilmektedir. Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Biz en büyük yer üstü zenginlik olan insanların giydiği ve yere dolayısı ile de yer altı zenginliklerine en yakın ve diğer giysilerden farklı olarak insanı üzerinde taşıyan ve baş tacı eden ayakkabıları sergilemek fikri ile yola çıktık.

deneme alan
  1. Onur Akay
    ( Sanatçı )
  2. Halil Bezmen
    ( İş adamı ve Yazar )
  3. Ülkü Gözen Ste
    ( Ses Sanatçısı,Şair ve Y )
  4. Meliha Güneş
    ( TRT Ankara Radyosu THM Sana )
  5. Emre Üstünuçar
    ( Allen Carr Terapisti )
  6. Atiye Deniz
    ( Pop Müziği Sanatçısı )
  7. Recep Aktuğ
    ( Sanatçı, Şarkıcı,Dizi )
  8. Selma Aşık
    ( Ayakkabı Ressamı )
  9. Tan Oral
    ( Karikatürist )
  10. Kubat Ercan
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  11. Şakir Öner Gün
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  12. Nevval Sevindi
    ( Gazeteci, Yazar )
  13. Metin Milli
    ( TRT Türk Sanat Müziği Sa )
  14. Mehmet Özbek
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  15. Tuğba Altıntop
    ( Manken, Oyuncu, Sunucu )
  16. Mediha Şen Sanca
    ( TRT Türk Sanat Müziği Sa )
  17. Vezire Ugun
    ( Tasarımcı - Yazar )
  18. İhsan Öztürk
    ( THM Sanatçısı )
  19. Anta Toros
    ( Sanatçı )
  20. Bülent Polat
    ( Sanatçı )
  21. Coşkun Demir
    ( Ses Sanatçısı )
  22. Çiğdem Suyolcu
    ( Sanatçı )
  23. Fatoş Koçarslan
    ( TSM Sanatçısı )
  24. Nilbanu Engindeni
    ( Sanatçı - Yönetmen )
  25. Mehmet Ali Birand
    ( Gazeteci - Yazar )
  26. Fikret Orman
    ( BJK Başkanı )
  27. Defne Sarısoy
    ( Spiker )
  28. Aynur Aydan
    ( Sinema Sanatçısı )
  29. Safiye Soyman
    ( Sanatçı )
  30. Burhan Şeşen
    ( Sanatçı )
  31. Bennu Gerede
    ( Fotoğraf Sanatçısı )
  32. Necati Şaşmaz
    ( Sinema Sanatçısı )
  33. Engin Çağlar
    ( Sinema Sanatçısı )
  34. Anjelika Akbar
    ( Sanatçı )
  35. Gülsin Onay
    ( Devlet Sanatçısı(Piyanis )
  36. Selçuk Ural
    ( Ses Sanatçısı )
  37. Asu Maralman
    ( Ses Sanatçısı )
  38. Ahmet Kaya
    ( Özgün Müzik Sanatçısı )
  39. Hüseyin Turan
    ( Ses Sanatçısı )
  40. Selda Alkor
    ( Sanatçı )
  41. Selçuk Alagöz
    ( Ses Sanatçısı )
  42. Ayşenur Yazıcı
    ( Sunucu, Yazar, Spiker )
  43. Kenan Işık
    ( Tiyatro Sanatçısı )
  44. Vadullah Taş
    ( Sinema Araştırmacısı ve )
  45. Metin Uca
    ( Sanatçı )
  46. Erol Evgin
    ( Ses Sanatçısı )
  47. Ferdi Özbeğen
    ( Ses Sanatçısı )
YAŞAYAN AYAKKABI MÜZESİ
  1. Onur Akay
    ( Sanatçı )
  2. Halil Bezmen
    ( İş adamı ve Yazar )
  3. Ülkü Gözen Ste
    ( Ses Sanatçısı,Şair ve Y )
  4. Meliha Güneş
    ( TRT Ankara Radyosu THM Sana )
  5. Emre Üstünuçar
    ( Allen Carr Terapisti )
  6. Atiye Deniz
    ( Pop Müziği Sanatçısı )
  7. Recep Aktuğ
    ( Sanatçı, Şarkıcı,Dizi )
  8. Selma Aşık
    ( Ayakkabı Ressamı )
  9. Tan Oral
    ( Karikatürist )
  10. Kubat Ercan
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  11. Şakir Öner Gün
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  12. Nevval Sevindi
    ( Gazeteci, Yazar )
  13. Metin Milli
    ( TRT Türk Sanat Müziği Sa )
  14. Mehmet Özbek
    ( Türk Halk Müziği Sanatç )
  15. Tuğba Altıntop
    ( Manken, Oyuncu, Sunucu )
  16. Mediha Şen Sanca
    ( TRT Türk Sanat Müziği Sa )
  17. Vezire Ugun
    ( Tasarımcı - Yazar )
  18. İhsan Öztürk
    ( THM Sanatçısı )
  19. Anta Toros
    ( Sanatçı )
  20. Bülent Polat
    ( Sanatçı )
  21. Coşkun Demir
    ( Ses Sanatçısı )
  22. Çiğdem Suyolcu
    ( Sanatçı )
  23. Fatoş Koçarslan
    ( TSM Sanatçısı )
  24. Nilbanu Engindeni
    ( Sanatçı - Yönetmen )
  25. Mehmet Ali Birand
    ( Gazeteci - Yazar )
  26. Fikret Orman
    ( BJK Başkanı )
  27. Defne Sarısoy
    ( Spiker )
  28. Aynur Aydan
    ( Sinema Sanatçısı )
  29. Safiye Soyman
    ( Sanatçı )
  30. Burhan Şeşen
    ( Sanatçı )
  31. Bennu Gerede
    ( Fotoğraf Sanatçısı )
  32. Necati Şaşmaz
    ( Sinema Sanatçısı )
  33. Engin Çağlar
    ( Sinema Sanatçısı )
  34. Anjelika Akbar
    ( Sanatçı )
  35. Gülsin Onay
    ( Devlet Sanatçısı(Piyanis )
  36. Selçuk Ural
    ( Ses Sanatçısı )
  37. Asu Maralman
    ( Ses Sanatçısı )
  38. Ahmet Kaya
    ( Özgün Müzik Sanatçısı )
  39. Hüseyin Turan
    ( Ses Sanatçısı )
  40. Selda Alkor
    ( Sanatçı )
  41. Selçuk Alagöz
    ( Ses Sanatçısı )
  42. Ayşenur Yazıcı
    ( Sunucu, Yazar, Spiker )
  43. Kenan Işık
    ( Tiyatro Sanatçısı )
  44. Vadullah Taş
    ( Sinema Araştırmacısı ve )
  45. Metin Uca
    ( Sanatçı )
  46. Erol Evgin
    ( Ses Sanatçısı )
  47. Ferdi Özbeğen
    ( Ses Sanatçısı )

YAŞAYAN AYAKKABI MÜZESİ - EN SON EKLENENLER

Onur Akay

Onur Akay

Onur Akay, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Musikisi Nazariyatı bölümünde 6 yıl okudu ve Haliç Üniversitesi Türk Musikisi Ses Eğitimi bölümünü bitirdi.

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça, Süheyla Altmışdört ve Nevin İnam Karındaş gibi dönemim en önemli hocalarından musiki dersleri aldı. MESAM üyesi olan Onur Akay, Türk musikisinde birçok nazariyatçının kabul ettiği Müstear'lı Nikriz, Müstear'lı Hicaz, Zirgüle'li Pençgâh isimlerini verdiği 3 bileşik makam buldu, terkib etti ve takım besteledi.

Ayrıca bulduğu makamları, bestelediği örnek eserleriyle tanıttı. 1990 yılında, henüz 13 yaşındayken yaptığı 'Gönlümdeki Bahar' adlı ilk bestesinin sözleri Zeki Müren'e ait. TRT repertuarında çok sayıda eseri yer alan Onur Akay'ın, Semahat Özdenses, Erol Sayan, Suat Sayın, Necdet Tokatlıoğlu, Teoman Önaldı, Amir Ateş, Rüştü Eriç, Necdet Varol, Sadun Aksüt, Erdinç Çelikkol, Zeynettin Maraş, Turhan Taşan, Osman Babuşçu ve İlgün Soysev gibi unutulmayacak bestekârlar tarafından şiirleri bestelendi. Eserleri, TRT sanatçıları ve ünlü isimler tarafından albümlerde ve canlı yayınlarda okundu. Üç şiiri Türk pop müziğinin öncülerinden Erol Büyükburç tarafından bestelendi.

Sanat Güneşimiz Zeki Müren'in doğum günü olan 6 Aralık tarihi ise, Onur Akay'ın TRT Müzik'te yaptığı öneri ile, ilk defa 2012 yılında Türk Sanat Müziği Günü olarak kutlandı. Bu Gece Kalıyorum isimli ilk stüdyo albümünü 1997 yılında, "Yaşar Kekeva Plakçılık" etiketiyle yayınladı. İstanbul Ağlıyor isimli ikinci stüdyo albümünü ise, 2001 yılında piyasaya sürdü.

Onur Akay Yaşayan Ayakkabı Onur Akay Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2016-04-13
İncele
Mehmet Ali Birand

Mehmet Ali Birand

Mürvet ve İzzet Birand çiftinin oğlu olarak 9 Aralık 1941 gecesi Alman Hastanesi'nde dünyaya geldi. Birand'ın kökeni anne tarafından Elazığ'ın Palu ilçesine baba tarafından ise Karadeniz Ereğlisine dayanmaktadır ve anne tarafından Kürt kökenlidir. Birand, iki yaşındayken babasını kalp krizi nedeniyle kaybetti.

İlkokulu Erenköy Zihnipaşa'da tamamladı ve 1955'te Galatasaray Lisesi'nde okumaya başladı. Bu okula, Dışişleri Bakanlığında "küçük bir diplomat" olan dayısının maddi yardımlarıyla gitti. Liseyi 1962'de bitirdi. İstanbul Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde Fransızca bölümüne girerek eğitimini sürdürdü fakat maddi sorunlardan dolayı devam edemedi.

Birand, üç yaşındayken sol bacağına kaynar su döküldü ve bu sebeple toplamda beş ameliyat geçirdi. Milliyet'te çalışırken 1971 yılında, Milliyet gazetesinin kurucusu Ali Naci Karacan'ın oğlu Ercüment Karacan'ın üvey kızı Cemre Güngören ile evlendi. Çift, evlendikten sonra Brüksel'e giderek burada yirmi yıl yaşadı. 1977 yılında Umur Ali adında bir oğlu oldu. Belçika vatandaşılığı da bulunan Birand ana dili olan Türkçe'ye ek olarak Fransızca ve İngilizce de bilmekteydi.

Mesleğe 1964 yılının Temmuz ayında Abdi İpekçi'nin vasıtasıyla Milliyet gazetesinde başladı. 1971'de evlendikten sonra 500 dolar maaşla Brüksel'de Milliyet için çalışmaya başladı ve burada yirmi yıl çalıştı.1974 Kıbrıs Harekatı'nın meydana gelmesiyle sürekli Washington, Atina, Strasbourg'a (Avrupa Konseyi için) gider oldu. Abdi İpekçi'den sonra kısa bir dönem Milliyet'in genel yayın yönetmenliğini yaptı.

1985 yılında TRT 1'de 32. Gün adlı bir aylık haber programını yapmaya başladı. Programda uluslararası ilişkileri ele aldı ve yabancı devlet adamlarını konuk etti. Birand, programı, Avrupa televizyonlarında gördüklerini örnek alarak ve izlediklerinden esinlenerek yaptı. 32. Gün'ün beğenilmesiyle Birand, oldukça tanındı. Can Dündar, Mithat Bereket, Çiğdem Anad, Ali Kırca, Deniz Arman, Cüneyt Özdemir, Rıdvan Akar, Musa Çözen, Talip Korkmaz, Sacit Baydar başta olmak üzere birçok muhabir, kameraman ve teknisyen program için çalıştı.

1986 yılında Sovyetler Birliği yetkililerini ve Milliyet'i ikna edip, Moskova'da da büro açtı. 1988'de Lübnan'ın Beka vadisindeki PKK kampında Abdullah Öcalan ile röportaj yaptı. Bu röportaj, Türkiye'de Öcalan ile yapılan ilk röportajdı ve Haziran 1988'de yayımlanması sonrası Milliyet gazetesi toplatıldı ve yayımlanması yasaklandı.[1] Daha sonraki yıllarda çeşitli belgeseller çekti.

1991 yılının Haziran ayında Birand, ailesiyle birlikte Türkiye'ye geri döndü. İstanbul'a yerleştikten sonra Milliyet'ten Sabah'a geçti ve 32. Gün programını TRT'den Show TV'ye taşıdı. Fakat 28 Şubat sonrası Sabah'tan kovuldu ve Show TV'deki programı da durduruldu. 1997'de Aydın Doğan, kendisine CNN Türk'ün kuruluşunda görev verdi ve bu dönem, Posta gazetesinde yazmaya başladı. CNN Türk'te Manşet adlı günlük siyasi bir talk show yaptı. 2005'te Kanal D Ana Haber Bülteni'nin Genel Yayın Yönetmeni ve bültenin anchor'u oldu. Ocak 2009 hem CNN Türk'ü, hem de Kanal D'nin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi.

Bir süre önce pankreas kanserine yakalanan Mehmet Ali Birand, hastalığı ile ilgili bir seri ameliyat geçirmiş ve kemoterapi görmüştü.Tedavisinin bir parçası olarak safra kesesindeki stentlerin değiştirilmesi için gittiği İstanbul Amerikan Hastanesi'nde yapılan ameliyat sonrasında 17 Ocak 2013 tarihinde yoğun bakımda hayatını yitirmiştir. Sabah saatlerinde medya tarafından verilen ölüm haberi, oğlu ve tedavi gördüğü hastane tarafından yalanlanmış ve Birand'ın yoğun bakım altında olduğu açıklanmıştır. Ancak oğlu Umur Birand saat 19.00'a doğru yaptığı basın açıklaması ile Birand'ın, 18.29 sıralarında vefat ettiğini açıklamıştır.] Birand'ın cenazesi, 19 Ocak 2013'te Doğan TV Center'da yapılan törenin ardından Teşvikiye Camisi'ne getirildi ve burada yapılan cenaze töreninden sonra Anadolu Hisarı'ndaki aile kabristanında toprağa verildi.

Mehmet Ali Birand Yaşayan Ayakkabı
2015-10-12
İncele
Fikret Orman

Fikret Orman

1967 yılında İstanbul'da doğan Fikret Orman, orta öğrenimini Işık Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Yıldız Teknik Üniversitesi ve Florida Üniversitesi'nde yapmıştır.

 

İki çocuğu olan Fikret Orman, Orsan Yedek Parça San. ve Knorr-Orsan Ticari Araç Sis. Ltd. şirketlerinde yönetim kurulu üyesidir.[2][4] Orman, ayrıca İngilizce bilmektedir.

 

Yöneticilik kariyeri

2000-2004 yılları arasında Beşiktaş'ta Serdar Bilgili başkanlığındaki yönetim kurulunda yöneticilik yaptı.

2004 yılında yapılan Beşiktaş JK başkanlık kongresinde aday olan Orman, 162 oy farkla Yıldırım Demirören'e kaybetmiştir.

 

2012 yılında Yıldırım Demirören'in TFF başkanı olmasıyla birlikte boşalan Beşiktaş JK başkanlığı için aday olan Fikret Orman, seçimlerde Nazmi Koca ve Bülent Deriş ile yarışmıştır. Seçimlerde kullanılan 4545 oyun 4027'sini alan Orman[5], Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 33. başkanı olmuştur.

 

Bir önceki seçimden yalnızca 1.5 yıl sonra tüzük gereği 16 Haziran 2013 tarihinde yapılan başkanlık seçimlerinde Serdal Adalı'yla yarıştı. Bu seçimde 5988 geçerli oyun 3850'sini alarak 3 yıllığına yeniden başkan seçildi.

kaynak: wikipedia

Fikret Orman Yaşayan Ayakkabı
2015-10-07
İncele
Safiye Soyman

Safiye Soyman

Safiye Soyman, 1961 yılında Bolu'da Akpınar Mahallesinde bir gecekonduda doğmuştur. Babası bir hafız olan Safiye Soyman, 13 yaşında görücü usulüyle evlendiği 24 yaşındaki Ziya Akaröz'le on beş yıl evli kalmıştır. Evliliğin ilk üç senesi güzel geçtikten sonra eşinin kumar tutkusu aile bağlarını derinden sarsmaya başlamış ve eşinden gizli ortaokul sınavlarına hazırlanmıştır. Daktilo kurslarına gitmiş ve ortaokulu bitirir bitirmez, bu kez de lise bitirme sınavlarına hazırlanarak liseyi de bitirmiştir. Okul sonrası iş bulma sınavlarına girerek İmar İskan Bakanlığı'na genel müdür sekreteri olarak işe girmiştir.

Liseyi bitirdikten sonra da Özer Altın'dan müzik dersleri alarak radyo sınavlarına girmiş ve kazanmıştır. 6 sene Ankara Devlet Klasik Müziği Korosu’nda çalışan Safiye Soyman, bir gün gazinocular kralı Fahrettin Aslan’dan teklif almıştır. Böylece 1996 yılında 35 yaşında Maksim'de sahneye çıkmış. Ardından memuriyetten istifa ederek şöhret basamaklarını tırmanmıştır.

Safiye Soyman, ilk evliliğini çocuk yaşta 13 yaşındayken 1974 yılında Ziya Akaröz ile yapmış bu evlilikten Ümran Erler adında bir kızı (d.1975) ve Harun (d.1977) adında bir oğlu olmuştur. Daha sonra 1985 yılında Ziya Akaröz ile boşanmıştır.

Safiye Soyman, 1999 yılından beridir iş adamı Faik Öztürk ile birlikte yaşamaktadır.

Safiye Soyman Yaşayan Ayakkabı Safiye Soyman Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-03
İncele
Burhan Şeşen

Burhan Şeşen

Eskişehir'de doğdum. İlkokulun birinci sınıfını Diyarbakır’da okudum. Askeri pilot olan babamın Ankara’ya atanması nedeniyle ilk ve ortaokulu Ankara Bahçelievler İlk ve Ortaokulu’nda okuyup bitirdim. İlkokul dışında başarısız bir öğrenciydim. Babamın müzik merakı ve annemin güzel sesi sayesinde müzikle küçük yaşlarda tanıştım. Cem Karaca, Barış Manço, Neşe Karaböcek, Hakkı Bulut, Selda, Fikret Kızılok dinleyerek büyüdüm. Ortaokul sıralarında Pink Floyd, Cat Stevens ve Bülent Ortaçgil ile tanıştım; onların müzikleriyle hayatım değişti. Ankara’da hiç unutamadığım 'mahalle' arkadaşlarım oldu. Emek Mahallesi 65. Sokak’ın hayatımda apayrı bir yeri vardır. Liseye Ankara Cumhuriyet Lisesi’nde başladım.

İlk aşk, ilk şarkılarımı ortaya çıkardı. Babam THY’ye geçince Ankara’dan İstanbul’a taşındık. Ağabeyimle de ayrıyız. Zira o Ankara’da, ODTÜ’de öğrenci. Ben Bakırköy ve İstanbul’a uyum sürecindeyim. Neyse ki müzik ve babamın yurt dışından getirdiği plaklar var. 1976 yılında liseden mezun oluyorum. Sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sinema ve TV. bölümünü kazanıyorum; orada bir yıl okuduktan sonra Vatan Mühendislik Makina Bölümünü kazanıp İstanbul’a dönüyorum. Amcamla elimizde dar bantlar, Unkapanı’nı aşındırıyoruz; ama şarkılarımızın ticari olmaması nedeniyle hep boynu bükük dönüyoruz prodüktörlerin kapılarından.

Sonra Gökhan ODTÜ’yü bırakıp İstanbul’a geliyor. İlk grubumuz BCG böylece kuruluyor. Grupta Gökhan, ben, Bülent Ergüder, Cengiz Sezmiş ve Hakan Balçık varız. Sonra sevgili Ayşe Tütüncü'nün ön ayak olmasıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde ilk konserimizi veriyoruz. Amcam da o konser için avukatlık yaptığı Bursa’dan geliyor ve o da sahnedeki yerini alıyor. Ben bu arada Ses-Hayat dergilerinde foto muhabirliği yapıyor ve haftalık müzik eleştirileri yazıyorum. Sonra babamın müziğimize olan inancı sayesinde zira konserleri o finanse ediyor 1983 yılında ilk kez Hodri Meydan Kültür Merkezi'nde Grup Gündoğarken adını konsere gelen 30-40 kişiye duyuruyoruz. O konseri izleyen Levent Kırca bize “Kadıncıklar” isimli oyunun müziklerini hazırlatıyor. Oyunda hem şarkılarımızı icra ediyoruz hem de ufak tefek roller canlandırıyoruz. Bu oyun o senenin önemli tiyatro ödüllerini alıyor. Sonra üç hayranımız Ülfet, Nilgün, Işıl evde doldurduğumuz bir kaseti Bodrum Mavi'nin sahibi Haluk’a dinletiyor. Haluk beğeniyor; o sene bütün yaz Mavi’de çalıyoruz. Kendi şarkılarımız dışında Zülfü Livaneli’nin şarkılarını da söylüyoruz. Şarkılarının bu değişik yorumunu beğenen Zülfü Livaneli bizi Günay Tuncel’e öneriyor. Günay da Ece Bar’ın sahibi Ece Aksoy’a öneriyor.

Ece onay verince 1985 senesini Ece Bar’da geçiriyoruz. Aynı yıl sevgili Ferhan Şensoy ve Hümeyra ile birlikte “İçinden Tramvay Geçen Şarkı” isimli müzikli oyunda yer alıyoruz. 1986 yılında ilk albümümüz “Bir Yaz Daha Bitiyor” dinleyicisiyle buluşuyor. Ardından “Yaz Bulutları”, “Bir Günlük Aşk”, “Ankara’dan Abim Geldi”; kısa bir ayrılıktan sonra “Mest Of Gündoğarken”, “Gündoğarken 1999”, “İstanbul-Atina-İstanbul” albümleri peş peşe geliyor. Grup çalışmalarımın yanı sıra 1996 yılında “Bir Düş Gördüm” isimli solo albümüm, iki sene radyoculuk; çeşitli reklam, tanıtım, dizi film müzikleri ve beş senedir kesintisiz devam eden “Yorumsuz” ile özdeşleşen televizyonculuğum…

Burhan Şeşen Yaşayan Ayakkabı Burhan Şeşen Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-03
İncele
Necati Şaşmaz

Necati Şaşmaz

Muhammed Necati Şaşmaz (d. 15 Aralık 1971; Harput, Elazığ), Türk sinema ve dizi oyuncusu, yapımcı.

Zaza kökenli olan Muhammed Necati Şaşmaz, Abdulkadir - Sahil Şaşmaz çiftinin oğludur. Asıl mesleği turizmcilik olan Şaşmaz, eğitimini tamamladı, ABD'de 6 sene kalan Şaşmaz, 2001 yılında bir süreliğine ailesini ziyarete geldiği sırada geri dönüş uçak biletini 11 Eylül 2001 tarihine aldı. Amerika'da yaşanan saldırılar sebebiyle uçağı Amerika'ya varamadan geri dönen Şaşmaz, sonradan ailesinin çekinceleri ve ısrarı üzerine Amerika'ya dönmekten vazgeçti. Hayatına Türkiye'de devam etme kararı alan Necati Şaşmaz, Ankara'da sigorta acentesi açtı. Çok geçmeden Osman Sınav'la bir iş görüşmesine oturdu. Kendisine bir yapımın senaryo ekibinde yer alması teklifi geleceğini beklentisi ile görüşmeye gitti. Osman Sınav'ın "Bir dizi düşünüyoruz, seni de başrolde düşünüyorum" sözlerine düşünmek istediğini söyleyen Şaşmaz, bir ay sonra teklifi kabul etti.

Hayatını tamamen değiştirdiğini söylediği Kurtlar Vadisi projesine böyle başlayan Necati Şaşmaz, özel hayatının kalmadığını, "Beni sadece Ankara'da ismimle çağırıyorlar, İstanbul'da herkes Polat diyor." sözleri ile dile getirdi. Amerika'da kaldığı dönemde yeşil kart sahibi olan Şaşmaz, bedelli askerlikten yararlanarak, askerliğini 28 gün yaptı. Raci Şaşmaz (Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi) ve Zübeyr Şaşmaz adında iki kardeşi vardır.

2013 Taksim Gezi Parkı protestoları için çözüm arayışına giren hükümet, sanatçıların da aralarında bulunduğu bir heyet kabul etmiş, Şaşmaz da bu heyet içerisinde Hasan Kaçan, Hülya Avşar gibi isimler ile birlikte yer almıştır. Toplantı sonrası yaptığı basın açıklaması sosyal medya Twitter'da bazı kesimin tepkisini toplamıştır.

Kendisi, Pana Holding ve Pana Film yapımları hakkındaki iddialara Kurtlar Vadisi İnternet Sitesi[8] ve Yazete adlı haber sitesi aracılığıyla cevap vermektedir.

Necati Şaşmaz Yaşayan Ayakkabı
2015-08-03
İncele
Engin Çağlar

Engin Çağlar

1940 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl Adı Çağlar Övet'tir. Şişli Terakki Lisesi'nde, Robert Koleji'nde ve Hildesheim Güzel Sanatlar Okulu'nda okudu. Sinema ve Ses Dergisi'nin 1968 yılında açtığı artist yarışmasında erkekler arasında ikinci oldu. İlk kez "Öksüz" adlı filmde beyazperdeye çıktı. Birçok filmde romantik jön olarak başrolü oynadı.

1974 yılında sinemadan ayrılarak önce matbaa malzemeleri satan bir iş yeri açtı, sonra da konfeksiyon mağazası açarak, iş hayatına atıldı. Eski Avrupa güzeli Filiz Vural'la evlidir.

Engin Çağlar Yaşayan Ayakkabı
2015-08-03
İncele
Anjelika Akbar

Anjelika Akbar

400'den fazla bestesi bulunan Anjelika Akbar Kazakistan'da, müzisyen ve felsefeci bir baba ile müzisyen bir anneye sahip olarak dünyaya geldi. 2,5 yaşında nota biliyor ve piyano çalabiliyordu. 4 yaşındayken Mutlak Kulak yeteneği fark edilen Anjelika Akbar, Moskova Tchaikovsky Devlet Konservatuarı öğretim üyelerinin dikkatini çekti ve konservatuar bünyesindeki harika çocukların okuduğu okula kabul edildi. Eğitimine okulun Taşkent şubesinde devam etti. (Üstün yetenekli öğrenciler için 11 yıl eğitim veren Uspensky Devlet Müzik Okulu). Okul öğrencilerinden dünyaca ünlü Alexei Sultanav ve Stanislav Yudenich gibi, Anjelika Akbar da en iyi öğrenciler arasında yerini aldı.

11 yıl süren piyano ve bestecilik eğitimini tamamladıktan sonra, 5 yıllık eğitim göreceği Taşkent Devlet Konservatuarı'na başladı. Prof. Berlin ve Prof. F.Yanov-Yanovsky ile beste ve orkestrasyon; Prof. L. Pluşenko ile piyano ve ünlü organist T. Levina ile de org çalışmaları yaparak eğitimini tamamladı. Rusya Besteciler Kurulu, Anjelika Akbar'ı “En İyi Genç Besteci” olarak seçti.

Bestecilik ve Orkestra Şefliği yüksek lisansını UNESCO üyesi olarak geldiği ve sonrasında da yerleştiği Türkiye'de, Hacettepe Devlet Konservatuar'ında Doç. Turgay Erdener'in sınıfında tez konusu seçtiği Rus besteci A. Skriabin'in “Seçme Piyano Eserlerinin Armonik, Melodik, Ritmik, Biçimsel ve Felsefik açıdan Analizi” ile ve bestelediği “Senfoni No.1” ile tamamlayarak “Sanatta Yeterlilik Derecesi” (Doktora) almaya hak kazandı. Anjelika Akbar, ayrıca Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nın ilk kurucu öğretim üyesi oldu.

1993 yılında Türk Vatandaşlığına geçen Anjelika Akbar'ın 1999 yılında kendi prelütlerinden oluşan ilk albümü “Su” çıktı. 2002 yılında çıkan Vivaldi'nin “Dört Mevsim” keman konçertolarının dünyada ilk kez solo piyano uyarlaması, Sony Music International etiketiyle çıktı ve Sony Classical kataloguna girerek, bu katalogdaki ilk Türk Klasik Müzik albümü oldu. 2002 “bir'den Bir'e” isimli albümünü çıkardı. 2003 yılında çıkan ve Bach'ın eserlerini Doğu enstrümanları ile harmanladığı “Bach A L'Oriantale” albümü için “Bu bir müzik deneyi değil, çağın ihtiyacıdır. İnsanlar birbirileri ile kucaklaşmadan önce müzikleri kucaklaşsın istedim…" diyor Anjelika Akbar. “Bir Yudum Su” isimli albümü 2005; “Raindrops by Anjelika” albümü 2009, “İçimdeki Türkiyem” albümü 2010 ve “Likafoni” albümü 2011 yılının Şubat ayında ve son olarak Beni Unutma Filmi için Anjelika Akbar tarafından yapılan “Beni Unutma Orijinal Film Müzikleri” albümü 2011 yılı Kasım ayında çıktı.

10. Uluslararası CRR (Cemal Reşit Rey) Piyano Festivali açılış konserinde kendisine ait “Sevgi Çemberi” adlı “1” no'lu Piyano Konçertosu'nu dünya prömiyeri olarak seslendirdi. “Kutsal İmler” isimli Senfonik Orkestra ve Hint Enstrümanlar Grubu için bestelenmiş Senfonik Şiiri, AKM'de A. Pirolli yönetiminde dünya prömiyeri olarak seslendirildi. Şef Rengim Gökmen yönetiminde “Güneşin Doğduğu Ufuk” isimli Atatürk'e ithaf ettiği bestesi 'Senfonik Orkestra ve Piyano için Rapsodi' ise İzmir'de dünya prömiyeri olarak seslendirildi. Senfonik Orkestra ve Oda Orkestrası ile koro, piyano ve diğer enstrümanlar için bestelere sahip olan Anjelika Akbar, Rusya, Fransa, Almanya, Baltık Cumhuriyetleri, Orta Asya, Hindistan, KKTC, Katar ve Türkiye'de sayısız konserler verdi. Piyano için bestelediği 12 eserden oluşan, “Gençlik Albümü” (Anjelika Akbar- Rosenbaum Album Pour La Jeunesse) EMR Paris tarafından 2006 yılında Fransa'da nota olarak yayınlandı. Anjelika Akbar ayrıca pek çok ulusal ve uluslar arası ödülün de sahibidir.

Anjelika Akbar’ın, besteci ve yorumcu kimliği dışında, yazar kimliğiyle ortaya çıkardığı ve Türkçe olarak kaleme aldığı “İçimdeki Türkiyem” adlı kitabı, 2011 yılında yayımlandı. Anjelika Akbar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan kitabında; Türkiye’de geçirdiği 20 yılını, “İçindeki Türkiye”yi anlatıyor. Akbar, kitabında ayrıca, aynı adlı albümünün konserlerinde yaşadıklarını da aktarıyor.

Anjelika Akbar’ın “Üç Cemre, Üç Aşk” adlı enstrümantal bestesi 2013 yılında Devlet Opera ve Balesi sanatçıları ile sahneye konuldu.

Son olarak 2013 yılında Anjelika Akbar’ın “Bach A L’Orientale” albümü üzerine Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye konulan “Bach Alla Turca” adlı bale projesi gerçekleştirildi.

Anjelika Akbar'ın müziği için Besteci Ali Darmar şunları söyler: ''Son derece lirik, mistik ve melodiye bağlı, kozmik kökenli bir felsefeyi takip eden ve eserlerinde bunu bariz bir şekilde belirten yapıya sahip bir müziği var. Eserin içeriğine uygun olan bütün teknikleri (zaman zaman tonal, atonal, modal) kullanabilen biri kendisi. Eserlerinde genellikle ritim olarak poliritmik bir yapı baş gösterir…"
Anjelika Akbar, her ne kadar müzisyen kimliği ile tanınsa da, yeni çıkarmış olduğu “İçimdeki Türkiyem” kitabıyla kendini kanıtlamış bir yazar ve bir çok şirket ve okullar için çeşitli konularda seminerler veren bir konuşmacıdır. 


Anjelika Akbar, evli ve iki  çocuk annesidir. 

Kaynak: anjelikaakbar.com

Anjelika Akbar Yaşayan Ayakkabı Anjelika Akbar Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-03
İncele
Gülsin Onay

Gülsin Onay

Gülsin Onay (d. 12 Eylül 1954, İstanbul) Türk piyanist.

"Harika çocuk" olarak başladığı müzik yaşamını dünyanın önemli orkestraları ve şefleriyle çalışmalar yaparak sürdüren sanatçı, aynı zamanda Ahmed Adnan Saygun’un eserlerinin dünyaya tanıtılmasına ve sevilmesine öncülük etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından verilen Devlet Sanatçısı ünvanının sahibidir.

Müzisyen bir anne babanın kızı olan Gülsin Onay, piyanoya üç buçuk yaşında annesi ile başladı. İlk konserini altı yaşında TRT İstanbul Radyosu’nda verdi. Üstün Yetenekli Çocuklar Kanunu kapsamında, iki yıl Mithat Fenmen ve Ahmed Adnan Saygun tarafından Ankara’da özel eğitim verilerek 12 yaşında Fransa’ya gönderildi. Pierre Sancan, Monique Haas, Pierre Fiquet ve Nadia Boulanger ile çalışarak Paris Konservatuvarı’nın yüksek bölümünden 16 yaşında, “Premier Prix du Piano” derecesi ile mezun oldu. Mezuniyetinin ardından çalışmalarını Bernhard Ebert ile sürdürdü.

Sanatçı, Marguerite Long–Jacques Thibaud (Paris) ve Ferrucio Busoni (Bolzano) de dahil olmak üzere başlıca uluslararası yarışmalarda kazandığı ödüllerle uluslararası müzik kariyerine başlamış oldu. Gülsin Onay’ın uluslararası müzik kariyeri Venezüella’dan Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıtada 65 ülkeyi kapsar. Bugüne kadar Dresden Staatskapelle, İngiliz Kraliyet Filarmoni, İngiliz Oda Orkestrası, Japon Filarmoni, Münih Radyo Senfoni, Saint Petersburg Filarmoni, Tokyo Senfoni, Varşova Filarmoni, Viyana Senfoni gibi dünyanın önde gelen orkestraları eşliğinde solist olarak sahne aldı. Birlikte çaldığı şefler arasında Vladimir Ashkenazy, Erich Bergel, Michael Boder, Andrey Boreyko, Jorg Faerber, Edward Gardner, Emmanuel Krivine, Ingo Metzmacher, Jose Serebrier, Vassily Sinaisky, Stanislaw Wislocki ve Lothar Zagrosek sayılabilir.

Özellikle romantik dönem bestecilerini ustalıklı yorumuyla tanınan Gülsin Onay, Rahmaninov ve Chopin yorumlarıyla müzik otoritelerinden övgüler almaktadır. Hocası Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak kabul edilen Onay, bestecinin eserlerini önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede seslendirmiştir. Sanatçı, kendisine adanmış olan Saygun’un 2. Piyano Konçertosu ile Stuppner ve Tabakov’un konçertolarının dünya prömiyerlerini gerçekleştirdi. Saygun’un yanı sıra Hubert Stuppner 2. Piyano Konçertosunu, Jean-Louis Petit Gemmes ve Muhittin Dürrüoğlu-Demiriz Bosphorus isimli piyano eserlerini sanatçıya ithaf etmişlerdir. Ünlü virtüöz Marc-Andre Hamelin Gülsin Onay için Prelude ve Denis Dufour ise Avalanche’ı bestelemiştir.

Amerikan VAI firması DVD olarak “Gülsin Onay in Concert” adıyla Grieg ve Saint-Saens konçertolarını Mart 2009’da ve “Gülsin Onay Live in Recital” başlığıyla sanatçının Miami Piyano Festivali resitalini 2011 Şubat’ında yayınladı. Onay’ın şef Jörg Faerber yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde kaydettiği Mozart Piyano Konçertoları KV 466&467 ise Lila etiketiyle 2010 sonbaharında Türkiye'de piyasaya çıkmıştır. Her iki Saygun konçertosunu yorumladığı albümü Ekim 2008’de Alman CPO etiketiyle piyasaya çıkmıştır. 2007 yılında yayınlanan Rachmaninov ve Çaykovski piyano konçertolarını seslendirdiği albümü, Vladimir Ashkenazy başta olmak üzere pek çok virtuoz ve eleştirmen tarafından büyük övgüyle karşılanmıştır. Gülsin Onay’ın 20’ye yakın albüm kaydı, sanatçının yorum gücü yanında repertuar zenginliğini de yansıtır.

Devlet Sanatçısı Gülsin Onay, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Solisti olup Bilkent Üniversitesi’nin de Sürekli Sanatçısıdır. Sanatçı, 2004 yılında başlayarak kısa sürede dünya genelinde klasik müzik çevrelerinin dikkatini çekmeyi başaran Gümüşlük Klasik Müzik Festivalinin de Sanat Danışmanlığını yapmaktadır.

Gülsin Onay Yaşayan Ayakkabı
2015-08-03
İncele
Asu Maralman

Asu Maralman

Asu Maralman, (d. 1948 İstanbul) şarkıcı ve müzisyen. Gerçek adı Silvie Bursalıoğlu olan Ermeni asıllı Türk vatandaşı.

Çocuk yaşlarda evde piyano ve şan eğitimi ile müziğe başladı. 70’li yılların başında “Şimdi Sen Varsın Dünyamda” plağıyla ünlenen Nonna Bella’nın (Azad Bursalıoğlu) kız kardeşidir. 1961 yılında düzenlenen Caddebostan Ses Yarışması’nda birinci oldu ve ablası gibi kendini müzik dünyasının içinde buldu. İtalyan Ticaret Lisesi’nde okurken gizli olarak çeşitli düğün salonlarında sahne çalışmaları yaptı ve daha sonraları Uğurtan Günal, Önder Bali, Boğaziçi Orkestrası (Ersan Erdura ile birlikte) eşliğinde çeşitli yerlerde dans müziği yaptı.

1968 yılına kadar yaptığı bu sahne çalışmalarına Silvia Bella adında çıktı. 1967 yılında Orhan Şevki ile evlendi ve kendi orkestralarında çalışmaya başladı. Evlendikten sonra ‘Asu Maralman’ adı ile sahneye çıkmaya başladı.

İlk plağı olan “Bir Görsem Ölmeden – Nerdesin” 1971 yılında Diskotür firmasından yayınlandı. Profesyonel olarak ilk defa 1973 yılında Zeki Müren desteğiyle Erenköy Lalezar Gazinosu’nda sahneye çıktı. 1974 yılında ‘Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm’ adlı parça ile 1. Toplu İğne Beste Yarışmasında finale kaldı ama dereceye giremedi.

1977 yılında sözlerini Bülent Pozam’ın yazdığı Selmi Andak bestesi “Bal Gibi Olur” 45liği ile en büyük çıkışını yaptı. Bu çıkışın arkasından gelen “Sabah Ola Hayrola” ve “Şarkılar Yazdım” 45'likleri ile başarısını devam ettirdi. 1980 yılında kendisinin finanse ettiği, ilk ve tek LP’si olan “Bağrı Yanık Dostlara” yayınlandı.

1983 yılında gazinolarda ve gece kulüplerinde yaptığı sahne çalışmalarını bıraktı. 1986 yılında “Pop-Folk” adında, türkülerin aranje edildiği bir kaset çalışması yaptı. 1987 yılında Amerika ve Kanada’da bir yıl boyunca sahne çalışmalarında bulundu. 1989 yılından itibaren turistik tesislerde on iki dilden şarkılar söylediği programlara başladı.

2000 yılında Ada Müzik tarafından Eski 45’likler projesi dahilinde 45’liklerinden derlenen şarkılardan oluşan “Best Of” albümü yayınlandı.

2006 yılında Star TV'de yayınlanan İki Aile dizisinde rol almıştır. Dizi 93 bölüm sürmüştür.

Asu Maralman Yaşayan Ayakkabı Asu Maralman Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Ahmet Kaya

Ahmet Kaya

28 Ekim 1957 tarihinde Malatya’da doğdu. Altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. İlkokulu Malatya'da okudu. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükkanda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle İstanbul Kocamustafapaşa'ya göç ettiler ve okulu bıraktı. İşportacılık ve çıraklık gibi çeşitli vasıfsız işlerde çalıştı. Birkaç arkadaşıyla birlikte Halk Birimleri Derneği'nin çalışmalarına katıldı.
 
Çeşitli etkinliklerde bağlama çaldı. 1978 yılında Gelibolu'da askerlik yaptı. Askerlik dönüşü Gülten Kaya ile evlendi. 1982 yılında kızları Çiğdem doğdu. Ağlama Bebeğim albümünü 1985 yılında yayınladı. Gülten Hayaloğlu ile evlendi. 1986'da Şafak Türküsü albümü çıktı. Aynı yıl An Gelir albümünü yayınladı. 1987 yılında kızı Melis doğdu. Gülten Hayaloğlu ile evlendikten sonra kardeşi Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleriyle tanıştı. Sözlerinin çoğunluğunun Yusuf Hayaloğlu'na ait olduğu Yorgun Demokrat albümü 1987 yılında yayınlandı.
 
1988 yılında Başkaldırıyorum’u çıkarttı. 1989 yılında sadece bağlama ve vokalin oluşturduğu konserlerinden bir derleme olan Resitaller-1'i yayınladı. Aynı yıl İyimser Bir Gül'ü yayınladı. 1990 yılında Resitaller-2 albümü çıktı. Aynı yılın Ekim ayında çeşitli şairlerin şiirlerinden oluşan Sevgi Duvarı isimli albümünü çıkarttı. Ardından Şarkılarım Dağlara albümünü çıkardı.
 
1990 yılında Tatar Ramazan ve 1992 yılında Tatar Ramazan Sürgünde filmlerinin müziğini yaptı. 1994 yılında prodüksiyonu'nu Gülten Kaya ve Yusuf Hayaloğlu'nun yaptığı, Kanal D'de yayınlanan ‘Ahmet Abi'nin Vapuru’ programını yaptı. Bu programa ülkücü işadamı Nihat Akgün'ün katılması ve işadamı Fadıl Akgündüz’ün sahibi olduğu JetPA'nın sponsorluğunu yapması sol çevreler tarafından eleştirildi. 16 Kasım 2000 tarihinde Paris’te öldü.

Ahmet Kaya Yaşayan Ayakkabı
2015-08-02
İncele
Hüseyin Turan

Hüseyin Turan

Erzincan‘ın Tercan‘a bağlı Beykonak köyünde sekiz kardeşin beşincisi olarak dünyaya gelen Hüseyin Turan, ilkokul ikinci sınıfa kadar yaşamını burada  sürdürdü. Ardından ailesiyle birlikte İzmir‘e yerleşti. Lise yıllarında bağlamayla tanıştı. 

Bağlamayla birlikte halk oyunlarına da ilgi duydu ve bu alanda eğitim aldı.Hüseyin Turan
Ege Üniversitesi Halk Oyunları Ekibi‘yle birlikte katıldığı Üniversiteler Arası Halk Oyunları Yarışmaları’nda üç Türkiye Birinciliği ve Ege Üniversitesi Türk Halk Oyunları Bölümü‘yle birlikte katıldığı, Polonya’nın Zakopane kentinde düzenlenen yarışmada da Dünya Birinciliği elde etti.

1985‘te Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü’ne girdi. Üç sene burada öğrenim gördü, ardından Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuar’ını kazandı. Müzikal yaşamına üniversite yıllarında ağırlık verdi. Konservatuardan önce düğünlerde çalan bir grubun solisti olan Turan, konservatuar okurken bir grup arkadaşıyla birlikte Grup Laçin‘i kurdu; Grubun 1995 yılında Barış Müzik‘ten yayınlanan “Türkü’den Sevgiye” ve 1996 yılında Duygu Müzik‘ten yayınlanan “Doğaçlama Yürek” albümlerinde tar, bağlama ve solist olarak yer aldı. Daha sonra gruptan ayrıldı ve 1996 yılında İstanbul‘a taşındı.

1997‘de ilk solo albümü Hüseyin Turan‘ı, 2000 yılında ikinci albümü Aklıma Düştü Gözlerin’i Bay Müzik’ten yayınladı. Bu albümlerin ardından 2002 yılında Turna Sesi, 2004 yılında Hoş Geldin, 2005 yılında Kilit, 2007 yılında Adı Karanfil, 2010 yılında Leyla Nefesi albümlerini Seyhan Müzik etiketiyle yayınlayan sanatçının 2012 yılında yayınlanan albümü Dolu ve 18 Haziran 2014’de yayınlanan son albümü “Süveyda” kendi kurduğu şirketi Doğaç Müzik etiketiyle yayınlandı.

2010 yılında Trt Müzik kanalında, canlı yayında konuklarını ağırladığı, canlı performansların yer aldığı Karanfil adlı programı hazırlayıp sundu. 2013 yılında Trt Türk kanalında, repertuarı izleyicilerin belirlediği Dilek Ağacı adlı programını Emel Taşçıoğlu ile birlikte hazırlayıp sundu..

Onur Ünlü‘nün senaryosunu yazdığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği 2014 yapımı, polisiye komedi türünde sinema filmi İtirazım Var’da küçük bir rol aldı, ayrıca filmde Eşrefoğlu Al Haberi ve Ah Bana Bana adlı türküleri seslendirdi.

Evli ve Leyla İzmir adında bir kız çocuğu babasıdır.

Hüseyin Turan Yaşayan Ayakkabı Hüseyin Turan Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Selda Alkor

Selda Alkor

Selda Alkor (d.3 ocak 1943 Konya) Çerkes ve Gürcü kökenli Türk Sinema sanatçısı.

Kız Enstitüsünden mezun olduktan sonra sinemaya 1965 Ses Dergisinin açtığı yarışmada birinci olarak başladı. İlk olarak Cumartesi Senin Pazar Benim filmindeki rolü ile başlayan oyuncu 100 e yakın filmde başrolde oynamıştır. Son yıllarda Asmalı Konak dizisinde Sümbül Karadağ, Çemberimde Gül Oya dizisinde Yurdanur Parmaklıklar ardında (Nur Kurteşi) karakterleri ile karşımıza çıkmıştır. Ayrıca 2010 yılında vizyona giren Mahpeyker: Kösem Sultan filminde Kösem Sultan rolünde oynamıştır.

İşgal dönemindeki İstanbul'da ünlü Rum kabadayı Hrisantos'u öldüren polis muavini Muharrem Alkor babasıdır. Annesi ise Gürcü asıllı Meliha Hanım'dır.[2] Zamanın milli basketçilerinden Cihat İlkbaşaran ile evlendi.[3] söylentiye göre manisa halkı tarafından güzelliği ile tanınmaktaydı.

Selda Alkor Yaşayan Ayakkabı Selda Alkor Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Selçuk Alagöz

Selçuk Alagöz

Selçuk Alagöz (d. 1944, İstanbul), Türk pop-rock şarkıcısı, besteci, söz yazarı ve aranjör.

Alman Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi bölümünde okudu ve sonrasında turizm işletme mastırını bitirdi.1964 yılında Hürriyet gazetesinin düzenlediği "Altın Mikrofon" yarışması ile ismini duyurdu. Kendi adını taşıyan orkestrası ve orkestranın solisti olan kızkardeşi Rana Alagöz ile birlikte müzik çalışmalarını sürdürdü. Alagöz kardeşler 1967 yılında yapılan Altın Mikrofon'a aralarında Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu'nun da bulunduğu bir orkestra ile katılmışlardır.

1970 yılında kardeşleri Rana ve Ali Alagöz ile beraber 3. Appollonia Uluslararası Müzik Festivali'nde Türkiye'yi temsil etmiştir. 23 adet 45'lik, 7 Albüm (2 adet yurt dışında yayınlamıştır) ve 6 toplama albüme eser vermiştir. Kardeşi Rana Alagöz ile beraber 4 adet altın plak sahibidir. Belleklerde kalan çalışmaları arasında Kemerin Naftaları, Kaleden İndir Beni, Bahçelere Geldi Bahar, Edremit Van'a Bakar,Malabadi Köprüsü ve "Deliyim Seviyorum" sayılabilir. 1979 yılından itibaren kardeşleri Rana Alagöz, Ali Alagöz ve sonradan gruba dahil olan Nilüfer Alagöz ile beraber turistik showlar düzenlemekte olup 80 dilde şarkı söyleyerek tarihe geçmiş bir Türk müzisyendir.

Müzik kariyeri yanı sıra vakıf ve dernek çalışmalarında faaliyetler göstermiştir. Türk Kalp Vakfı icra kurulunda görev almıştır. POPSAV başkanlığı yanı sıra Müzik Yorumcuları Derneği (MÜYORBİR) kurucu başkanlığını yıllarca başarı ile yürütmüştür. Ayrıca sigara ile savaşanlar derneğini kurmuş ve aktif pasif sigaranın tüm zararlarını tüm topluma anlatarak bu konuda bir öncü olmuştur.

Müzik hayatı boyunca almış olduğu sayısız ödüllere eklediği 2010 Altın Kelebek Özül ödülü ile, müzik kariyerini taçlandırdı. 04 Ağustos 2010 tarihinde daha küçük bir çocuk iken karar verdiği "İki kez yaşadım"(Dharma Yayıncılık) adlı kitabını, yıllardır kendisini ve kardeşlerini severek dinleyenlere kazandırmıştır.

Selçuk Alagöz Yaşayan Ayakkabı Selçuk Alagöz Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Ayşenur Yazıcı

Ayşenur Yazıcı

Ayşenur Yazıcı 1958 yılında Elazığ'da ilk çocuk olarak dünyaya geldi.

İlkokulu Anadolu'nun çeşitli yerlerinde, ortaokulu Paris'te, liseyi Ankara Tevfik Fikret Lisesinde, üniversiteyi Fransa'nın Lyon şehrinde Rhone akademisinde tamamladı. Kozmetoloji ve sahne sinema sanatları eğitimi aldı.

1983 Yılında İzmir TRT de çalışmaya başladı. TRT'deki işine devam ederken Christian Dior firmasının Türkiye temsilciliğinde 5 yıl teknik müdür ve eğitmen olarak görev aldı. Printemps Mağazalarının reklâm, animasyon ve halkla ilişiler müdürlüğü görevinde bulunduğu yıllarda geniş çerçeveli kozmetik promosyonlarının ilk uygulayıcısı ve tanıtıcısı oldu. 1990 Yılından beri özel televizyonlarda spiker olarak çalışıyor, programlar yapıyor. Bu meslekte 50'den fazla ödülü var. Türk Dil Kurumu tarafından en büyük unvan olan "Türkçe'yi en iyi kullanan spiker" ödülüne layık görüldü.

Zülfü Livaneli'nin Şahmeran filminde dünyaca ünlü makyör Serge Mentelet ile beraber çalıştı. 1990 Yılından bu yana çeşitli haftalık dergilere kozmetik yazıları, psikolojik testler hazırladı ve yayımladı, gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.

Epsilon Yayınevinden çıkan "Ekmek Arası Hayat", "Bedriye", "Kadınlar Ağlar", "Makyajda Sihirbazlık Numaraları" , "Son 13 Gün", "Sizin Hikayenizi Çaldım" , Boyner Yayınevinden çıkan "Yaşama Yetişemeyenlere Mucize Çözümler", Doğan / Egmont yayınevinden çıkan " Sensin Mağara Adamı " Nemesis Yayıncılıktan çıkan "Çocuk Gelin", "Dil Kafirleri", "Dön Muazzez", "Son Lobotomi", "Ke(n)di(n)den Utanmak" adlı yayımlanmış on iki kitabı var.

Yurtdışında, romanlarından bazıları 3 dile çevrilmiş, " Andrea And " takma adıyla yayımlanmaktadır. Antoloji şiir yarışmasında ödül almıştır.

Renklerle terapi ve yaşam üzerine etkileri, düşünce gücünün yaşamımıza etkisi üzerine üniversitelerde seminerler vermektedir. Evrensel enerjiyi kullanma tekniğine dayalı öğreti olan Reiki'de mastırdır. Tasavvufa Mesnevi'ye, Fîhi Mâ Fih'e özel bir tutkusu vardır. İngilizce ve Fransızca bilen Yazıcı bir çocuk annesidir.

Kaynak: aysenuryazici.com

Ayşenur Yazıcı Yaşayan Ayakkabı Ayşenur Yazıcı Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Kenan Işık

Kenan Işık

Yusuf Kenan Işık (d. 1947, Yeşilyurt, Malatya), Türk oyuncu, sunucu, eski gazeteci ve eski ana haber sunucusu.

Devlet Demiryolları'ndan emekli bir memur çocuğu olan Kenan Işık orta okul öğrenimi gerçekleştiği dönemde Malatya Halkevi'nde amatör tiyatro yapmaya başlamış, lise öğrenimini gerçekleştirdiği Ankara'da okurken ise Meydan Sahnesi'ne girmiştir. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun olan Işık, 1972 yılında Devlet Tiyatrosu sanatçısı olmuştur.

Işık ayrıca, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği yapmıştır. Sanatçı devam eden kariyeri süresince çok sayıda tiyatro oyunu yazmıştır. 1974 yılında Köşe yazarlığı sırasıyla Resmî Gazete (1973-1995), Yeni Yüzyıl (1995-1998), tekrar Resmî Gazete (1998-2000), Yeni Binyıl (2000) ve Akşam (2000-2002) gazetelerinde çalıştı. Televizyon ekranlarında başrollerini Gülben Ergen ve Haldun Dormen ile paylaştığı "Dadı" adlı diziyle boy göstermiştir. 2005 yılında Kenan Işık Erdoğan Aktaş'la tanışıp 4 Nisan 2005 tarihinde Star Haber'i sundu. 12 Haziran 2005 tarihinde haberi sunmayı bırakan Kenan Işık 20 Ağustos 2005 tarihinde Star Haber'i bıraktı ve tekrar oyuncu oldu. Sanatçı ayrıca Türk televizyon programları arasında fenomenler arasına giren Kim 500 Bin İster yarışmasının sunuculuğunu yapmış, değişen yeni adı ile Kim Milyoner Olmak İster yarışmasının sunuculuğunu yapmaya devam etmiştir.

21 Mart 2014 günü Bilinci kapalı halde hastaneye kaldırılan Işık, ameliyata alındı. Ameliyatın 4 saat sürdüğü, sanatçının hayati tehlikesi bulunduğu belirtildi. Spor sonrasında saunaya giren Işık'ın, sauna sonrasında fenalaşıp dengesini kaybederek, kafasını yere çarptığı öğrenildi. Bu nedenle beyin kanaması geçiren Işık, hemen ameliyata alındı.[1]Tedavisine halen devam edilmektedir.

Kenan Işık Yaşayan Ayakkabı Kenan Işık Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Metin Uca

Metin Uca

1961 yılında Hakkarili bir baba ve Söğütlü bir annenin büyük çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Küçük bir bürokrat ailesinin çocuğu olarak ömrünün büyük bölümünü Ankara ve İstanbul'da geçirdi. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Uca, Kimya Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği ve Tiyatro eğitimi aldı.Van Erciş'te askerliğini tankçı asteğmen olarak yapan Uca,1987 yılında Anadolu Ajansı'nın sınavını kazanarak muhabirlik hayatına başladı. 1999 - 2000 yıllarında TRT' de televizyoncu olarak çalışmaya başladı ve kuruluşundan itibaren Kanal D Ankara bürosunda muhabir olarak görev yaptı. Anadolu Ajansı, TRT, Kanal D, Milliyet EP Dergisi, Show TV, ATV ve Star televizyonlarında muhabir ve programcı olarak çalıştı.1999 yılından itibaren kendi özgün sabah programları, yarışma programları ve sahne gösterileri ile İstanbul'da çalışmaya başladı. 

"iyi sandığı derecede" İngilizce bilen Metin Uca sunucu, oyuncu, programcı, yapımcı ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Kaynak: metinuca.com.tr

Metin Uca Yaşayan Ayakkabı Metin Uca Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Erol Evgin

Erol Evgin

İstanbul, Moda’da doğan Evgin, İstanbul Erkek Lisesi’ni, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Bir süre üniversite öğretim kadrosunda görev aldı.

1969 yılında, sözlerini kendi yazdığı “Sen” ve “Eski Günler” adlı bir single ile müzik dünyamıza “Merhaba” diyen sanatçının bu çalışmasını, kendi söz ve bestelerinin de yer aldığı plaklar, radyo ve TV programları ve konserler izledi. O döneme ait şarkıların bazıları ; “İstemesen de”, “Garip Gönlüm Olmuş Deli”, “Gel de Yanma”, “Şoför Mehmet”, “Efkar” idi.

1976 yılında Türk Pop Müziği’nde ilk kez kitlelerle kucaklaşan bir ekip çalışmasına Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile birlikte imza attı. “İşte Öyle Birşey” (Altın Plak), “Sevdan Olmasa”, “Bir de Bana Sor”, “İçimdeki Fırtına”, “Etme Eyleme”, “Söyle Canım” (Altın Plak), “Deli Divane”, “Hep Böyle Kal”, Çiğdem Talu’nun aramızdan ayrılışına dek, tam yedi yıl süren bu ekip çalışmasının bazı ürünleri idi.

1980 - 1984 yılları arasında, Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu iki müzikalin başrolünde; “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ile 400 kez, “Şen Sazın Bülbülleri” ile 200 kez sahneye çıktı. Beyaz perdede ise “Meryem ve Oğulları”, “Renkli Dünya”, “Bir İlkbahar Sabahı” adlı üç müzikal filmde başrol oynadı. “Dilara”, “Sitem”, “Sevme”, “Yeter” ve “Ateşle Oynama” o dönemin şarkılarından ilk akla gelenlerdir.

1986 yılında sahne çalışmalarına ara vererek, eşi Yüksek Mimar Emel Evgin ile birlikte Mimarlık Bürosunu açtı.

1989 yılında sanatçı dostlarıyla birlikte POPSAV - Popüler Müzik Sanatı Vakfı’nı kurdu ve üç yıl Vakfın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlendi. 2005 yılında, POPSAV – Popüler Müzik Sanatı Vakfı Onursal Başkanı seçildi.

1992 – 1993 yıllarında Show TV’de “Süper Aile” adlı yarışma programını 400 bölüm sundu.

1995 – 1996 yıllarında, TRT 1’de kendi yapımı “Erol Evgin Show” adlı programın genel yönetmenliğini ve sunuculuğunu yaptı.

1997 yılında kendi bestelerinin çoğunlukta olduğu “Sen Unutulacak Kadın mısın ? ” adlı albümü çıkardı. “Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım”, “Sen Unutulacak Kadın mısın ?”, “Gönlümdeki Kuşlar” ve “Haydi Canlar” o dönem şarkılarından bazıları.

2000 – 2003 yılları arası, Kanal D ve Star TV’de “Bir Sevda Masalı” adlı programı, 100 bölüm hazırlayıp sundu.

2002’de Murat Evgin’le birlikte, 20 konserlik “Baba – Oğul” konser – show turnesi gerçekleştirdiler.

Sanatçı 2004’de, Erol Evgin ve Murat Evgin bestelerinden ve çoğunluğu Dr. Selma Çuhacı’nın sözlerinden oluşan “İbadetim” adlı albümüyle müzikseverlerle buluştu.

2005 yılından beri, Kurtuluş Savaşı’mızı anlatan “Mustafa Kemal’i Gördüm Düşümde” adlı bir temalı konser hazırlayıp, sunmaktadır.

Aralık 2005’de; yıllar önce Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile gerçekleştirdiği 20 unutulmaz şarkıyı “İşte Öyle Bir Şey” albümüyle yeniden çıkardı.

Aralık 2006‘da; yine Melih Kibar ve Çiğdem Talu imzalı, günümüz “Pop Klasikleri”nden oluşan, “Deli Divane”, “Rüya”, “Söyle Canım”, “Memleket Hasreti”, “Bir Bakışın Yetti” gibi unutulmaz şarkıların, orijinal kayıtları ile yer aldığı “Tüm Bir Yaşam” albümünü çıkardı.

Sanatçı, 2009 yılında, 40. Sanat Yılı’nı; 20. Most Açıkhava Konserleri kapsamında gerçekleşen bir konserle kutladı. 20 kişilik özel orkestrası eşliğinde verdiği bu 3 saatlik konseri; hemen hiç bir şey katmadan ve çıkartmadan tüm doğallığı, enerjisi ve duygusuyla DVD’ye aktardı ve Aralık 2009’da “Erol Evgin – Hey Böyle Kal – 40 Yıl 40 Şarkı” isimli konser DVD’sini çıkardı.

Nisan 2009‘dan başlayarak, ATV’de bir yıl yayınlanan “Bir Şarkısın Sen” adlı programda, Show’un Efendisi (Master of Ceremony) olarak yer aldı.

Kasım 2010’da, altı yıllık bir aradan sonra “Yeni Yıla Sensiz Giriyorum” adlı dört parçalık bir single çıkardı.

Nisan 2011'de, eski albümleri tadında yepyeni bir Erol Evgin albümü olan "Göz Bebeğim Sen Çok Yaşa" ile müzikseverlerle buluştu.

2012 – 2013’de, Star TV’de yayınlanan “Benzemez Kimse Sana” adlı TV Show’unda jüri üyesi olarak yer aldı.

Eylül 2014’de, müziği Erol Evgin’e, sözleri Dr. Selma Çuhacı’ya ait olan “Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım” isimli ünlü şarkısının, günümüz soundlarını içeren dört yeni versiyonuyla dijital platformda yerini aldı.

2014’de , TV 8’de hafta içi her gün yayınlanan “Aileler Yarışıyor” adlı yarışma programını sundu.

Ayrıca resim çalışmaları yapan sanatçı, “Miras” adlı ilk kişisel resim sergisini Aralık 2005’de Ortaköy Sanat Galerisi’nde, Mayıs 2006’da İzmir – Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde, Eylül 2006’da Ürgüp – Semih Balcıoğlu Sanat Galerisi’nde, Kasım 2006’da Trabzon – Karadeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde açtı.

Özetlersek 45 yıldır “gündüz gece gittiği, uzun ince bir yolda” yüzlerce şarkı üretip binlerce şarkı yorumladı. Ülkemizin hemen her köşesinde; yurt dışında ise Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İngiltere, Hollanda, Polonya, İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nde konserler verdi.

100’ü aşkın sanat ödülü sahibi sanatçının sanatında önemli ilkesi; şarkılarını elden geldiğince halkla paylaşırken müziğinde belli bir kültür düzeyinin berraklığını taşımak ve içten olmak...

Almanca ve İngilizce bilen Evgin, evli; Yüksek İç Mimar Elvan Evgin Sheehan ve Sanatçı Murat Evgin’in babası, Erol, Erem ve Ozan’ın dedesi.

Erol Evgin Yaşayan Ayakkabı Erol Evgin Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele
Ferdi Özbeğen

Ferdi Özbeğen

Ferdi Özbeğen (17 Ağustos 1941, İzmir - 28 Ocak 2013 İstanbul), Türk piyanist ve şarkıcı. Ülkü Aker'in, dönemin yabancı şarkılarına yazdığı Türkçe sözleri kendine has bir üslupla okumasıyla tanınmaktadır.

Annesi Ankaralı Katolik bir Ermeni aileden gelen Afet (Anita) Özbeğen, babası ise Girit göçmeni Hasan Özbeğen'di. Ferdi Özbeğen 1941’de, ikisinin de ikinci evliliğinden 1941 yılında İzmir'de doğdu[1][2][3]. 11 yaşındayken ortaokulla birlikte özel müzik öğrenimine başladı. 1960 yılında Özel İzmir Koleji'ni bitirdikten sonra İstanbul'da İktisat Fakültesi'ni kazandı fakat 1963 yılında babasının vefat etmesi üzerine eğitimini yarıda kesmek zorunda kaldı. Bu andan itibaren Ferdi Özbeğen, ilgi alanı olan müziğe yöneldi. 1965 yılında düzenlenen Hürriyet Gazetesi Altın Mikrofon yarışmasına Ferdi Özbeğen Orkestrası olarak katıldı; yarışmada "Kes Kes" ve "Sandığımı Açamadım" şarkılarını seslendirdi. Yarışmadan sonra orkestra 1967'de Okay Temiz'i, 1968'de de Esin Engin'i bünyesinde bulundurmuştur. 1974 yılına kadar orkestrası ile çeşitli lokal ve eğlence merkezlerinde konserler verdi ama en son çalıştığı Çınar Oteli'nin greve gitmesiyle orkestrası dağıldı, Özbeğen'de Şefik Uyguner'in orkestrasında çalışmaya başladı.

1977 yılında ilk uzunçaları olan Ferdi Özbeğen'le 45 Dakika'yı çıkardı. Acaba tutar mı endişesiyle yapılan bu albüm kısa sürede büyük bir satış rakamına ulaştı. 1978 yılında Orhan Gencebay'ın plak şirketi Kervan Plak'a geçerek Ferdi Özbeğen'le Sohbet, 1979 yılında Teşekkürler ve 1980 yılında da Mutluluklar albümlerini hayranlarına sundu. Sohbet albümüyle Altın Plak kazanan Özbeğen, Mutluluklar albümüyle de Platin Plak ve Altın Piyano kazandı. Bu yıllarda geniş hayran kitlelerine ulaşan Ferdi Özbeğen, kendi yorumuyla orkestralar dönemini, halk yorumuyla da tavernalar dönemini açmış oluyordu.

1980 yılının sonlarına doğru Kervan Plak ile ortaklığını bitiren Yaşar Kekeva, Yaşar Kekeva Plakçılık adında bir şirket kurdu ve milyonları peşinden sürükleyen Ferdi Özbeğen'i şirketine transfer etti; şirketin ilk plağı olan Nice Yıllara albümünü çıkardı. Bunu 1981 yılında Yaşadıkça, 1982 yılında Bir Sır Gibi ve 1983 yılında Seviyorum Delicesine albümleri izledi. Bu albümlerde Özbeğen, Ülkü Aker'in aranjmanlarından oluşan Rahbani Brothers şarkılarını, dönemin sevilen veya klasikleşmiş parçalarını ve de daha önceden söylenmiş ve unutulmuş şarkıları yeniden düzenleyerek seslendirdi; "Eskimeyen Dost", "Seni Terkedeceğim", "Yok Yok Yalan Deme", "Kandil", gibi. 1983 yılında, Şan Tiyatrosu'nda 20. Sanat Yılını Devlet Senfoni Orkestrası ile verdiği müthiş konserler zinciriyle kutlayan Ferdi Özbeğen, 1984 yılında bugün bile aynı kaliteye ulaşılamamış bir tarafı alaturka, bir tarafı pop şarkılarından oluşan Piyanist albümünü çıkardı. Alaturka balatları "Gurbette Sevgilim", "Bir Gülü Sevdim", "Bir Sevgi İstiyorum" gibi parçalardan oluşurken pop balatları Ülkü Aker aranjmanlarından oluşan "Elega-Her Gece", "La Boheme-Giden Sensin", "Cenizas-Özlenen Sevgiliye" gibi aşk şarkılarından oluşuyordu. Artık şöhretinin zirvesindedir Ferdi Özbeğen, plakları çok satar, öyle ki 1982 yılının vergi rekortmenidir.

1984 yılında Yaşar Plak'ın düştüğü zor durumdan kurtaran Ferdi Özbeğen oldu. Sizin Seçtiklerinizle albümü kendisinin yorumuyla o zamanın yapılmış ilk best of albümüdür. Dönemin sevilen 11 şarkısını seslendirdiği bu albüm kendisinin en çok satan albümü idi. Bu albümü 1985'te çıkardığı bir tarafı alaturka diğer tarafı da pop-rock temaları içeren Belki Bir Gün ve 1986'da çıkardığı tamamı Ülkü Aker aranjeleri ve daha önceki 9 albümünün orkestra şefi olan Osman İşmen'in senfonik düzenlemelerinden oluşan Sana İhtiyacım Var albümü izledi; bu albümde Orson Welles'in "I Know What Is To Be Young" ve Lionel Richie'nin "Hello" şarkılarının Türkçe uyarlamalarını seslendirdi. 1986 yılının sonlarına doğru çıkardığı Sevdiğiniz Şarkılar albümü Türkiye'de çıkarılan ilk krom kasettir ve dönemin şartlarına göre masraflıdır.

Ferdi Özbeğen, 80'lerin sonu ile 90'ların başına kadar çıkarttığı albümlerde gene alaturka ve taverna tarzı şarkılar söyledi. 90'lar yeni müzik türleriyle tanışırken kendisi de yavaş yavaş inzivaya çekildi. 1991 yılında piyasaya sunduğu nostalji albümü Şarkılarım, Türkiye'de pek duyulmayan unplugged yani elektronik müzik kullanmadan canlı performansla hazırlandı. 1998'de Kiss Müzik Firmasından Kandil albümünü çıkarır, bu albüm kendisini tanımayan yeni kuşak ve hayranları için büyük bir prestij albümü oldu. Bu albümü 2001'de Ayrılmayalım albümü izledi.

2006 yılına geldiğimizde Yaşar Plak, Ferdi Özbeğen'in 26 yıl önce okuduğu şarkıları bir re-mastered çalışmasıyla Can Suyum adıyla yayınladı. Büyük ses getiren albüm kendisini özleyen ve yeni tanıyan hayranları için güzel bir albüm oldu. Sanatçı, 2001 yılında yakalandığı prostat kanserine[4] 2013 Ocak ayında yenik düşerek tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımında yaşamını yitirdi. 30 Ocak tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen törenin sonrasında Özbeğen'in cenazesi Levent Camii'ne getirildi, burada öğlen kılınan cenaze namazının ardından da Ulus Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Ferdi Özbeğen Yaşayan Ayakkabı Ferdi Özbeğen Tarafından Gönderilen Ayakkabı Hakkındaki Yazı
2015-08-02
İncele

EN SON EKLENEN DUYURULAR

Müzemizin Web Sitesi Açıldı


Yaşayan Ayakkabı Müzesi Web Sitesi Açıldı


Devamını oku.  2015-07-27

Ünlülerin ayakkabıları bu müzede sergileniyor


Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ), sanat ve spor dünyasının ünlü isimleri ile şair, yazar ve gazetecilerin iş ve özel yaşamlarında kullandıkları ayakkabıları ‘Yaşayan Ayakkabı Müzesi’nde sergiliyor.

İHA.COM.TR


Devamını oku.  2016-04-15